Henri Lefebvre’in ritim analizi, gündelik yaşamın döngüsel ve doğrusal örüntülerle nasıl biçimlendiğini açığa çıkarır. Organik ritimleri, sosyal ve mekanik programlardan ayırarak, uyumlu ya da uyumsuz zamansal etkileşimleri açıklamak için öritmi, aritmi ve poliritmi kavramlarını kullanır. Diyalektik ve fenomenolojik bir temele dayanan bu yaklaşım, duyusal ve bedensel bir deneyim gerektirir; analist, ortamın ritmini kavrayabilmek için çevresini adeta "dinler". Edebiyat incelemelerinde ritim analizi, anlatıbilimsel, yapısalcı ve disiplinlerarası yaklaşımları genişleterek, yaşamın deneyimsel ve duyusal boyutlarını öne çıkaran anlatı ritimlerini ele alır. Kent çalışmaları ve sosyolojiden alınan yöntemlerle birlikte, eleştirmenler yakın okuma ve dijital haritalama gibi tekniklerle metinlerdeki tempo örüntülerini takip ederler. Organik ve mekanik unsurlar arasındaki tekrarları ve farklılıkları inceleyerek, edebi eserlerin çeşitli tür ve dönemlerde nasıl hız, atmosfer ve tematik yankılar oluşturduğunu ortaya koyarlar. Bu çalışma, Kazuo Ishiguro’nun Klara ile Güneş romanını ritim analizi perspektifinden inceler ve romanın başkahramanı olan Yapay Arkadaş Klara’yı bir ritim analisti olarak değerlendirir. Klara’nın Güneş’in döngüsüyle, yaşadığı kent ortamıyla ve insanların günlük rutinleriyle kurduğu ilişkiler incelenerek, doğal ve sosyal ritimlerin birleştiği öritmik anlar ile mekanik düzenlerin organik akışları bozduğu aritmik anlar tespit edilir. Ev içi ve kamusal alanlarda ortaya çıkan bu poliritmik etkileşimler, romanın yapay zamansallıklara dair eleştirisini vurgular. Klara’nın bedensel değişimlerini—ev içindeki fedakârlıkları, mekanik "yükselme" denemeleri ve nihayetinde çatı katına hapsedilmesi—dikkatle incelemek, Ishiguro’nun döngüsel yenilenme ile dayatılmış doğrusallık arasındaki gerilimi nasıl işlediğini gösterir. Klara'nın yolculuğu, kişiliğin mekânsal ritimlerle aktif ve bilinçli bir etkileşim sonucunda ortaya çıktığını ortaya koyar.