Tuva Kültüründe Bir Zorla Kültürleme Örneği: Oytulaaş
(An Example of Forced Acculturation in Tuvan Culture: Oytulaash
)
|
Yazar
|
:
İlker Tosun
|
|
|
Türü |
:
Araştırma Makalesi
|
|
Baskı Yılı |
:
2026
|
|
Sayı |
:
128
|
|
Sayfa |
:
1049-1076
|
|
|
Özet
Kültür, tarihsel süreçte belli nedenlerle ve belli koşullar altında değişime uğrar. Bu değişim, bazen tarihin doğal akışı içerisinde, zamana yayılmış bir biçimde gerçekleşirken bazen de yaygın ve baskın bir kültürün zorlayıcılığı ile meydana gelir. Alan yazınında zorla kültürleme olarak adlandırılan bu durum, Sovyetler Birliği döneminde bir devlet politikası olarak uygulanmıştır. Bu politika çerçevesinde bilhassa din merkezli olarak yasaklamalar gerçekleştirilmiş; çeşitli gelenek ve görenekler kültürel hafızadan çıkartılarak yerine Komünist ideolojinin ritüelleri yerleştirilmeye çalışılmıştır. Yasaklanan bu geleneklere Noel, Nevruz, Kurban ve Ramazan bayramları, Naadım, Şagaa ve oytulaaş örnek gösterilebilir. Oytulaaş, Tuva kültüründe gençlerin tanışarak kendi rızalarıyla evlenmelerinin önünü açan ve ebeveynlerce kabul gören bir geçiş ritüelidir. Bilhassa hasat mevsiminden sonra evlilik çağına gelmiş gençler arasında oynanan, kendi içinde bazı evrelerden oluşan ve Tuva kültüründe önemli bir yere sahip sözlü kültür ürünleri bulunduran bu gelenek, 1929’dan itibaren yasaklanmış; oytulaaşlara katılanlar cezalandırılmıştır. Bu gençlik oyunlarında söylenen koja?lar da yasaklanmasına rağmen Tuva edebiyatının kurucu nesli, bu türkülerin temalarını ve yapısal özelliklerini kendi şiirlerine taşıyarak bir sözlü kültür ürününü modern edebiyat eserlerinin zemini olarak değerlendirmekten geri durmamıştır. Çalışmamda Tuva yazı dilinin başlangıcı olan 1930 ve günümüz arasını kapsayan bir derlem oluşturarak oytulaaş temasını doğrudan veya dolaylı işleyen eserleri inceledim. Böylece zorla kültürlemenin bir gelenek üzerindeki etkilerini ve bu etkinin edebî alana nasıl yansıdığını ortaya koymayı amaçladım.
Anahtar Kelimeler
oytulaaş, koja?, geçiş ritüelleri, zorla kültürleme, Tuva kültürü
Abstract
Culture has changed throughout history for certain reasons and under specific conditions. While such transformation sometimes occurs gradually as part of the natural flow of history, at other times it results from the imposition of a dominant and widespread culture. This phenomenon, referred to in the academic literature as "forced acculturation," was implemented as a state policy during the Soviet era. Within the framework of this policy, prohibitions were particularly enacted with a focus on religion; various traditions and customs were erased from cultural memory and replaced with rituals aligned with Communist ideology. Examples of such banned traditions include Christmas, Nowruz, Eid al-Adha, Ramadan, Naadym, Shagaa, and oytulaash.
Oytulaash is a rite of passage in Tuvan culture that facilitates marriages based on mutual consent among young people and is recognised by their families. Especially after the harvest season, this tradition, performed among marriageable youth and consisting of several stages, incorporating significant elements of oral culture, held an essential place in Tuvan life. However, starting in 1929, it was officially banned, and those who participated in oytulaash were subjected to punishment. Although the koja?s performed during these youth rituals were also prohibited, the founding generation of Tuvan literature did not refrain from incorporating the themes and structural features of these songs into their poetry. In doing so, they transformed an element of oral culture into a foundation for modern literary expression. In this study, I compiled a corpus covering the period from the emergence of the Tuvan written language in 1930 to the present. I examined works that directly or indirectly engage with the theme of oytulaash. In doing so, I aimed to reveal the effects of forced acculturation on a traditional practice and how this impact has been reflected in the literary domain.
Keywords
oytulaash, koja?, rites of passage, forced acculturation, Tuvan culture